• BIST 102.977
  • Altın 230,789
  • Dolar 5,4489
  • Euro 6,2073
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 16 °C
  • Van 5 °C

GÖSTERİŞÇİ DİNDARLIK*

Yavuz Yılmaz

Siyasal çıkar, statü, bürokraside bir makam kapabilmek, başkaları tarafından beğenilmek ve ticari kazanç elde edebilmek için dindar görünmeyi bir avantaj olarak kullanan insan, dini araçsallaştırıyor demektir.

           

Samimi dindarlıktan farklı bir kategori olan ve “gösterişçi dindarlık” olarak ortaya çıkan kategori, son yılların en önemli tartışma konularından biridir. Gerçi dindar olmadığı halde dindar görünmek, ya da bir menfaat elde etmek için dindar gözükmek gibi tanımlanabilecek olan gösterişçi dindarlık tarih boyunca hep bir sorun alanı olarak varlığını korumuştur.

            Gösterişçi dindarlık konusunda yazılmış en kapsamlı eserlerden biri Ejder Okumuş’un “ Gösterişçi Dindarlık” adlı eseridir. Yazar bu eserinde gösterişçi dindarlığı tüm boyutlarıyla ele alıp incelemektedir.

            Kuşkusuz “Dinlerde aslolan dindarlık, inanarak gerçekleştirilen, gösterişsiz, sum’asız, bilinçli, ihlâslı, samimi dindarlıktır. Gösterişçi dindarlık isimlendirmesiyle amaçlanan, hakiki dindarlığın karşısında hakiki olmayan, yapay bir dindarlık olduğuna vurguda bulunmaktır.”( Ejder Okumuş, Gösterişçi Dindarlık, Ark yayınları ).

            Tarihsel süreç her kavramın, ideolojinin, dinin araçsallaştırılıp istismar edildiğini göstermektedir. Dinlerin araçsallaştırılması ise diğer araçsallaştırma türlerinden daha vahim sonuçlar üretmektedir. Dinlerin araçsallaştırılmasında merkezi kavram ise gösterişçi dindarlıktır.

            Normal şartlarda dinin samimi bir şeklide yaşanması samimi dindarlığın en önemli göstergesidir. Gösterişçi dindarlık ise hastalıklı, patalojik bir dindarlık türüdür.

            Yazara göre gösterişçi dindarlığın anahtar kavramı “gösteriş”tir. Gösteriş kuşkusuz asıl olanı gizleyerek onun yerine insanların kabul edeceği davranışları sergilemektir. Dolayısıyla gösterişte amaç eylemi samimi olarak gerçekleştirmek değil, maddi veya manevi kazançlar elde etmektir. Bundan dolayı gösterişçi doğal olarak ikiyüzlü ve iki dilli bir karakter taşımaktadır. Gösterişçi dindarlar insanlar arasında daima maskeyle dolaşırlar. Maske sosyolojik anlamda asıl niyeti gizleyen bir işlev görmektedir. Burada amaç insanlara sosyal anlamda kabul edilebilir bir kişilik profili sunmaktır.

            Dindarlık, bir dine mensup kişinin o dinin, ahlaki ve itikadi ilkelerini gönülden benimseyerek ve hayatını onlar etrafında samimi bir şekilde sürdürmeye çalışan bir kişilik yapısına işaret eder. Gösterişçi dindarlık ise ikiyüzlü, riyakâr, çıkarcı, samimi olmayan bir dindarlık anlayışıdır. Hakiki dindar, dini hayatını düzenlemek için ahlaki ve itikadi kurallar olarak gören bir anlayışta iken, gösterişçi dindar teşhirci dindarlığı öne çıkarır ve bunun kazandıracağı avantajlardan yararlanmak ister. “Din ve dindarlıkta kötü ahlak (veya ahlak dışı davranış) örneği olan dinde gösteriş veya gösterişçi dindarlık, zenginlik, mal, mevki, itibar statü, tatminkârlık gibi hedeflere ulaşmak gayesiyle insanlara göstererek ibadet yapmaktır.”(Ejder Okumuş, s: 46). Gösterişçi dindarlar erdemli değildir. Çünkü onlar davranışlarını içten gelerek değil, diğer insanların gözünde değer kazanmak için yapmaktadırlar. Gösterişçi kimsenin ahlaki ilkelerden yoksun olduğu açıktır. Çünkü o, ahlaki davranışların temel ilkesi olan samimiyetten mahrumdur.

            Gösterişçi dindarlıkta açık ve gizli olmak üzere iki tip vardır: İlki insanların gözüne girebilmek için sevap amacı taşımaksızın gösteriş için ibadet edenlerdir.  İkincisi ise amelinin duyulup bilinmesinden hoşlanan kişinin ibadet anlayışıdır.

            Gösterişçi dindarlığın vasıtaları şunlardır

“1-Bedenle yapılan gösteriş

2-Dış görünüş ve kılık kıyafetle sergilenen gösteriş

3-Sözle gösteriş

4- Eylem aracılığı ile ortaya konan gösteriş

5-Tabi olanların, çevrenin, sohbet erkanının ve ziyaretçilerin çokluğu ile yapılan gösteriş” (Ejder Okumuş, Gösterişçi Dindarlık)

            Burada önemli olan bireyin gösterişçi dindarlığını sergilemek için çeşitli araçlar kullanmasıdır. Amacı ise yaptığı davranışların samimi olduğuna karşıdaki muhataplarını inandırmaktır. Gösterişçi dindar sürekli kendini gizlediği için yakalanmak korkusu içinde yaşar. Bu da onu her şeyden kuşkulanan paranoyak bir tip haline getirir. Gösterişçi dindarlığın en önemli özelliklerinden biri de gizliliktir. 15 Temmuz kalkışmasını yapan Gülen Çetesi’ne ilişkin gizlilik anlayışını da bu noktada temellendirmek gerekir. Gizlilik ikili bir dil, ikili bir amaç taşıyan örgütler için kaçınılmazdır. Dilin bir yönü örgüt içinde, diğer yönü halk ve diğer insanlara karşıdır. Gösterişçi dindarlığın bir diğer önemli özelliği de sembolik ve şifreli bir dil kullanmasıdır.

            Kur’an, samimiyeti dışlayan gösterişçi dindarlığı şiddetle yasaklamaktadır. “ Kur’an, insanlara yapmadıkları, yapmayacakları ve yapamayacakları şeyleri söylemeyi (2/Bakara 44,26/Şuara 226,61/Saf 2-3), yalandan inanmayı, nifakı, inanmadıkları halde Allah’ı ve iman edenleri aldatmak amacıyla inandık demeyi (2/Bakara, 8-10,204-206 vd.), malını insanlara gösteriş için harcamayı (2/Bakara 264;4/Nisa,38), insanlara gösteriş yaparak namaz kılmayı (4/Nisa,142; 107/Maun,6 vd.) ve gösterişin her türlüsünü (8/Enfal,47; 107/Maun,6) reddeder.” (Ejder Okumuş,Gösterişçi Dindarlık)

            Gösteriş, münafıklığın aracı olarak da karşımıza çıkar. “Onlar namaza kalktıklarında isteksizce kalkarlar, insanlara gösterişte bulunurlar”(Nisa /142)ayeti bu gerçeğe işaret etmektedir. Münafık küfrünü sürekli gizlemek zorundadır. Yaşadığı sosyal çevrede açığa çıkmaması için dini gereklerini yerine getirir. Sosyal ilişkilerinde ikiyüzlüdür, kararsızdır. Allah’ı aldatmaya çalışırlar. İbadetleri başkalarını kandırmak ve toplumsal saygın bir statü elde etmek içindir.  Kur’an’ın deyimiyle kalplerinde hastalık vardır, fesat çıkarırlar, fitne yayarlar, kötülüğü özendirir iyilikten vazgeçirmeye çalışırlar, haksızlık ederler, yalancı ve korkaktırlar, cimridirler, ibadetlerinde gösteriş yaparlar, çıkarcıdırlar.

            Gösterişçi dindarlığın kullandığı en fonksiyonel araçlar takiye ve hiley-i şeriyedir. Kuşkusuz gösterişçi dindarlık bir din istismarıdır. Toplum içinde meşruiyet kazanmak için istismar etmedikleri hiçbir şey yoktur. “Gösterişçi dindarlar da asıl amaçlarını gizleyerek kendini ve yaptıklarını toplum içinde dini açıdan meşru gösterebilmek ve asıl hedeflerini bu meşruiyetin gölgesinde veya perdesi altında gerçekleştirebilmek için samimi dindarlar arasında dindarca davranışlar sergilediği için din istismarı yapmış olmaktadır.”(Ejder Okumuş, Gösterişçi Dindarlık)

            Gösterişçi dindarlığın sosyolojik, psikolojik, kültürel nedenleri bulunmaktadır. Gösterişçi dindarlığın psikolojik nedenleri şunlardır:

“Kişilik zaafı ve bozukluğu, kalp hastalığı, tatminsizlik, çıkar beklentisi, güvensizlik ve kendini gerçekleştirememe; böbürlenme, kibir ve gurur; şöhret, itibar, makam, toplumsal onur, ve statü kazanma arzusu; özenti, öykünme, taklit; ihlassızlık ve ihlas eksikliği; övülme ve öğünme arzusu, haset; dünya sevgisi ve cimrilik; kendini beğenme, bencillik; galibiyet arzusu, şüphe ve tereddüt, karakter bozukluğu; savunma Mekanizmaları (Engelleme, Telafi/Ödünleme, Özdeşim Kurma/Benimseme, Rasyonalizasyon, Yansıtma, Duygudaşlık ve Boyun eğme, Paranoya, çelişki; korku ve korkaklık, günahkarlık ve suçluluk duygusu; aşağılık kompleksi, Üstünlük kompleksi, Kanıtlama kompleksi, bilinçsizlik, bilmemek”( Ejder Okumuş, Gösterişçi Dindarlık)

            Gösterişçi dindarlığı sosyolojik boyutları da ihmal edilemeyecek kadar önemlidir. Gösteriş, ancak toplumsal bir ortamda anlam kazanan sosyolojik bir olgudur.

“Gösterişçi dindarlığın sosyolojik nedenleri: Sosyo-kültürel yapı, imaj ve gösteri, moda ve kıyafet, biçime ve niceliğe önem verme, farklılıkları kabul etmeme;  Baskı, kınama ve korku, dışlanma, tutuculuk, ailevi nedenler, meslek seçimi, ekonomik sebepler, toplumsal kabul görme, meşruiyet, kimlik bunalımı, damgalanma, ödül ve ceza, savunucu iletişim, manipülasyon, sosyal kontrolün etkisizliği, güvensiz ortam, sosyal tabakalar ve statü.”(Ejder Okumuş, Gösterişçi Dindarlık)

            Gösterişçi dindarlar gizli ve açık örgütlenme yoluna gidebilir ve bu yolla karşı devrim, kalkışma içine girebilirler. Kamuoyu baskısı gösterişçi dindarlığa neden olabilecek bir başka sosyolojik olgudur. Gösterişçi dindarlar toplumun yaygın olarak kullandığı dilden farklı bir dil kullanır. Bu onların gizli amaçlarının ortaya çıkmaması için alınmış bir önlemdir. Sosyal değişme ve gelişmeler yeni bir dini anlayışa ihtiyaç doğurabilir. Bu durumda dinin kavramlarını kullanan yeni bir söylem ortaya çıkar. Gösterişçi dindarlık bazen topluma uyum bazen de bir sapma olarak ortaya çıkar. Gülen Cemaati bu iki durumu art arda yaşamıştır. Gösterişçi dindarlık bazen toplumda çatışma, bunalım ve değerlerin kaybolması üzerine de ortaya çıkabilir. Gösterişçi dindarlık bir yaşam biçimi olarak da kendini gösterebilir. Teknoloji ve kitle iletişim araçlarının gösterişçi dindarlık yaratma konusunda önemli bir etkisi vardır.

            Gösterişçi dindarlığın en çok görünürlük kazandığı alan kuşkusuz siyaset alanıdır.

Gösterişçi dindarlığın siyasal nedenleri şunlardır: “Siyasal meşruiyet, oy kazanma arzusu, inanç ve düşünce özgürlüğünün bulunmaması, siyasal baskı, siyasal nüfuz, kötü eğitim, egemen olanın yanında görünme kaygısı, liderlik veya siyasal statü kaybına maruz kalma korkusu, siyasi manipülasyon”(Ejder Okumuş, Gösterişçi Dindarlık)

            Gösterişçi dindarlığın bazı doğurduğu sonuçlar toplumsal açıdan son derece önemlidir. Bu sonuçlar toplumda gösterişçi dindarlığın yaygınlığını tespit anlamında bir işaret sayılabilir: “İkiyüzlü, çift kişilikli insan oluşumu, yapay ilişkilerin ortaya çıkması, güven bunalımı, anomi ve yabancılaşma, sapma, çatışma nifak; fitne, fesat, fısk, amellerin iptali, gösterişçi tüketim artışı ve dünyevileşme, bilgisizliğin artışı ve suç”(Ejder Okumuş, s, 251-264)

            Gösterişçi dindarlık kişilerin statü kazanması ve gerçek amaçlarını kullanmak için oldukça kullanışlıdır.

            Gösterişçi dindarlığın alametleri şunlardır: “Gösterişçilik ve lükse düşkünlük; yalan, yemin ve yalan haber yayma, hıyanet ve sözünde durmama, aldatma, gösterişçi davranışta devamlılık; şüphe, tereddüt, bocalama, çelişkili-tutarsız davranışlar; bağlamsızlık, yapaylık, cimrilik, fısk; fesatçılık, hars ve nesli yok etme; kötülüğü emretme, iyilikten sakındırma, harf üzere ibadet; sinsilik, dalkavukluk ve ikiyüzlülük; işgüzarlık, fırsatçılık; övülme sevgisi, saygı ve ayrıcalık beklentisi, kibir ve gurur; bahanecilik, gaflet, tembellik ve üşengeçlik, çıkar temeline dayalı ilişki biçimi, imaj ve forma dayalı dindarlık, alaycılık ve bilgiçlik taslama”.(Ejder Okumuş, Gösterişçi Dindarlık).

            Gösterişçi dindarlık ile samimi dindarlığın ibadet formları aynıdır kuşkusuz. Ancak gösterişçi dindar veya dini istismar eden, ibadetleri dünyevi çıkar ve statü kazanma uğruna yaparken; gerçek dindar, ibadetlerinin Allah’a sorumluluk bilinciyle bağlanma duygusuyla ve içten gelen bir hisle yapar. Gösterişçi dindar ile samimi dindarı ayıran namaz, oruç, haç gibi formel ibadetler değildir. Çünkü bunları her ikisi de yapmaktadır. Gösterişçi ve samimi dindarı ayıran en belirgin özellik, insanlar arası ilişkilerde dinin ahlak kurallarına karşı samimiyetle bağlılık ya da kayıtsızlıktır.

            Kuşkusuz gösterişçi dindarlığın kültürel, sosyal ve psikolojik boyutları vardır. Bu durum iç içe girmiş karmaşık bir olayla karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir.

            Siyasal baskı ortamları gösterişçi dindarlığın üremesine uygun bir ortam hazırlar. Siyasal baskının yarattığı atmosferde, bu baskının etkilerini hafifletmek ve ortadan kaldırmak için hareket edenler olduğu gibi, bu koşulları istismar edip kendi çıkarına kullanmak isteyenler olabilir.

            Siyasal çıkar, statü, bürokraside bir makam kapabilmek, başkaları tarafından beğenilmek ve ticari kazanç elde edebilmek için dindar görünmeyi bir avantaj olarak kullanan insan, dini araçsallaştırıyor demektir. Bununla birlikte dindarların sorunlarını gidermek için siyasal, ticari ve kültürel faaliyetlerde bulunan insanlar dini istismar edenlerle bir tutulamazlar. “Bir din istismarı örneği olarak gösterişçi dindarlık, hayatın hemen her alanında dinin suiistimali, dinin istismarı, dindarların sömürülmesi, dindarlığın kötüye kullanımı biçiminde kendini gösterebilirken, siyasal alanda da siyasal hesaplarla, siyasal çıkar veya amaçlarla dinin siyasal düzlemde suiistimali, kötüye kullanımı, dindar insanların sömürülmesi gibi biçimlerde varlık gösterebilmektedir.”(Ejder Okumuş, Gösterişçi Dindarlık).

             Dinin sömürülmesini önlemek için, sömürüye imkân sağlayan siyasal zemini ortadan kaldırmak gerekir. Hanefi Avcı’nın deyimiyle Cemaati bu kadar etkin hale getiren 28 Şubat ortamında dindarlara karşı yürütülen haksız ve hukuksuz mücadelenin yarattığı zemindi.

ÖZE DÖNÜŞ DERGİSİ SAYI 8

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Öze Dönüş | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Van Öze Dönüş Der Tlf: 432 212 10 18 | Haber Scripti: CM Bilişim