• BIST 103.024
  • Altın 371,462
  • Dolar 6,7611
  • Euro 7,4046
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C
  • Van 15 °C

" Ekinleri tahrip eder, Nesilleri Bozarlar"

" Ekinleri tahrip eder, Nesilleri Bozarlar"
Ankara Barosunun yaptığı açıklamayı ve bu açıklamaya dayanak oluşturan tüm etkenleri kınıyoruz.

        " Ekinleri tahrip eder, Nesilleri Bozarlar"(Bakara/205)

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ankara Hacı Bayram Camii’nde, "temsili" Cuma namazı kıldırmış, hutbesinde tüm insanlığa “Ey insanlar! Canımıza, aklımıza, inancımıza, malımıza ve neslimize zarar veren şeylerden uzak duralım” çağrısında bulunan bir hutbe irad etmiştir.

Hutbenin bir bölümünde, “Ey insanlar! İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Livatayı, eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti? Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir, bunun hikmeti. Yılda yüzbinlerce insan gayri meşru ve nikâhsız hayatın İslami literatürdeki ismi zina olan bu büyük haramın sebep olduğu HIV virüsüne maruz kalıyor. Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte mücadele edelim.” cümlesini kurmuştur.

Bunun üzerine bazı dernekler ve özellikle Ankara Barosu özelde Sayın Erbaş şahsına ve geniş çerçevede İslami değerlere, Kuran'a kısacası Allah'ın emirlerine hakarete varacak tutum ve davranışlar sergilemiştir.

1.

Öncelikle şunu belirtmiş olalım: Diyanet İşleri Başkanı’nın söyledikleri kendi kişisel görüşleri değil Allah’ın kitabı Kur’an’ın ortaya koyduğu hakikatlerdir.

Buna itiraz edenler, Diyanet İşleri Başkanının şahsında İslam’a ve onun kutsal değerlerine saldırarak büyük bir cürüm işlemektedirler.

Zinanın her türlüsü tüm semavi kitaplarda büyük günahalar arasında zikredilmiş ve çirkin bir iş olarak tanımlanmıştır... Eşcinsellik ise sapıklık ve helak sebebi olarak görülmüştür ve böyledir.

Lut kavminin kıssasını dikkatlice inceleyen herkes, başlangıçta bir aşağılama ve ceza olarak başlayan bu çirkin filin süreç içerisinde kasabalarına gelen yabancı misafirlere saldıracak kadar bir azınlığa vardığını görecektir. Tüm kötü fiiller böyle değil mi?

2.

Ankara Barosunun açıklamasında iki ayrı nokta dikkatle incelenmelidir:

- İslam’a, Allah'ın emir ve yasaklarına karşı düşmanlıkları ve halkı Müslüman olan bir ülkede bu düşmanlıklarını bu denli saldırgan bir dil kullanmakta bir beis görmemeleri.

- Açımlamada; Ortaçağ tahrif edilmiş Hristiyanlığının kadına yönelik şiddetini Müslümanlara mal ederek iftirada bulunmaları. Peki, bu kurum(lar) bu cesareti nerden buluyor?

Uluslararası emperyalizmin desteklediği cinsel sapkınlık maalesef ülkemizde de karşılık bulmuştur.

İstanbul Sözleşmesi adı altında Ülkeye ve dolayısıyla toplumlara dayatılan ifsat projesinin neticesinde;TBMM’de zina suç olmaktan çıkartılmış, aile kurumuna açıktan savaş açılmış ve LGBT nerdeyse teşvik edilmiştir.

Kadına yönelik şiddet gibi hassas bir konunun içine serpiştirilmiş bu hastalıklı hal Avrupa uyum yasaları adı altında bir incelemeye tabi tutulmadan veya bilerek ve isteyerek kabul edilip gelen tüm itirazları görmemekle mevcut Hükümet de bu yanlışın ortaklarından biridir.

Kadına yönelik şiddet çok önemli ve değerli bir konudur. Bu konuda yasal düzenlemelerin yansıra toplumsal duyarlılık için biz dahil herkesin elinden geleni yapması İslami ve insani bir mesuliyettir.

Böylesi önemli bir konunun içine LGBT sapıklığının meşrulaştırılmasını engellemek ise meclisin ve Hükümetin görevidir.

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prf. Dr. Ali Erbaş’ı Kur’an’ın ortaya koyduğu bir hakikati açık ve net bir şekilde ifade ettiği için tebrik ediyor ve arkasında olduğumuzu beyan ediyoruz.

Suç duyurusunda bulunan derneği ve kınama yayınlayan baroları ise içinde yaşadıkları toplumun değerlerine saygılı olmaya, emperyalist ifsat çabalarına alet olmamaya davet ediyor ve bu tutumlarından dolayı nefretle kınıyoruz.

Ankara Barosuna kayıtlı vicdanlı tüm Avukatları bu yönetime karşı tavır almaya ve istifaya zorlamaya, mümkün olmaması halinde ayrılmaya davet ediyoruz.

Şeytanın sağdan da yaklaştığını unutmayalım. Bakara suresi 204/5 ayetler de şöyle buyrulur:

“İnsanlardan öyleleri vardır ki, dünya hayatı hakkında söyledikleri senin hoşuna gider. Hatta böylesi kalbinde olana (samimi olduğuna) Allah´ı şahit tutar. Hâlbuki o, hasımların en yamanıdır.

O, dönüp gitti mi (yahut bir iş başına geçti mi) yeryüzünde ortalığı fesada vermek, ekinleri tahrip edip nesilleri bozmak için çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez.”

Bu bağlamda TBMM’de grubu bulunan partileri de bu sapkınlığı koruma altına alan yasaları gözden geçirmeye ve reddetmeye davet ediyoruz.

Kamuoyuna saygıyla sunarız.

ÖZE DÖNÜŞ HAREKETİ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Öze Dönüş | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Van Öze Dönüş Der Tlf: 432 212 10 18 | Haber Scripti: CM Bilişim