• BIST 100.237
  • Altın 280,080
  • Dolar 5,7344
  • Euro 6,3129
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 15 °C
  • Van 17 °C

Öze Dönüş bileşenleri Van'da düzenlenen ''Yeni anayasa çalıştayı''na katıldı

Öze Dönüş bileşenleri Van'da düzenlenen  ''Yeni anayasa çalıştayı''na katıldı
Öze Dönüş bileşenlerinden Van Öze Dönüş ve Mamoste Der Van Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonunda Sivil Toplum Kuruluşları ile düzenlenen ''Yeni anayasa çalıştayı''na katıldı

 

TESEV Demokratikleşme Programı yeni anayasa sürecine ilgiyi canlı tutmak için Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerde düzenlediği panellerden beşincisini 06.11.2014 tarihinde Yüzüncü Yıl Üniversitesi işbirliği ile Van’da düzenledi.

                Sabah saat 10’da Van Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonunda Sivil Toplum Kuruluşları ile bir çalıştay düzenlendi.  Çalıştayın açılış konuşmasını Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyoloji Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Suat Parin yaptı.

                Yrd. Doç. Dr. Suat Parin konuşmasında:

  1. Yeni Anayasadan STK’ların beklentisinin neler olduğunu,
  2. Yeni Anayasa Uzlaşma Komisyonunun yaptığı çalışma hakkında STK’ların görüşlerinin neler olduğunu, 
  3. STK’lar için yeni anayasa nerede durduğunu sordu.

Öze Dönüş Platformu bileşeni olan  Mamoste-Der adına katılan konuşmacı: Macit Orhan

Anayasa sürecinin olmasa olmaz şartlarını sıraladı: Kimlikler meselesi, Anadilde eğitim meselesi, Yerel Yönetim(Öz Yönetim) meselesi, İnanç gruplarının meselesi, İfade özgürlüğü

 Yeni bir Anayasa’da:

Başlangıç kısmı: Farklılıkları kabul eden, dışlayıcı olmayan hükümler içeren, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi evrensel standartları tanıyan bir başlangıç yer almalıdır.

Değiştirilemez maddeler: Hiçbirimizin gelecek kuşaklara nasıl yaşayacağını dikte etmeye hakkı yoktur. Değiştirilemez maddeler Anayasada yer almamalıdır.

Anadilde eğitim: Anadilde eğitim, dilin bütün haklarını garanti altına alarak yer almalıdır. Anadilin; yazılı ve görsel basında, eğitim ve öğretimde, kamusal mekânlarda, kişisel isimlerde, yasama faaliyetlerinde, merkezi sınavlarda, coğrafi isimlerde, trafik işaret ve levhalarında dilin kullanılmasını sağlayacak olanakları içermelidir.

Anayasal Vatandaşlık: Anayasal vatandaşlık konusunda nötr vatandaşlık veya hiç tanım yapılmaması gibi farklı yaklaşımlar olmakla beraber bizce en doğru olanın Bütün etnik ve dini farklılıkların açıkça vatandaşlık tanımının içinde belirtilmesi ve daha sonra ortaya çıkacak farlı kimliklere de atıf yapacak şekilde olmasıdır.

 Yerel(Öz) Yönetim Talepleri: Türkiye’de var olan ulus devlet anlayışı kendi toplum gerçekliğinin hayat bulması önündeki en büyük engellerden biridir. Çok kültürlü ve uluslu bir yapıya sahip olan bu tür devletlere baktığımızda(Örneğin ABD, Federal Almanya, Belçika vs.) federal veya eyalet tarzı yönetim şekillerinin olduğu görülmektedir. Bizce de bu tarz yönetim şekilleri bu tür toplumsal yapılara uygun bir idari yapılanmadır. Burada esas olan farklı kimliklerin rızaya dayalı birlikteliğidir. 

Türkiye’de yerel yönetimlerin önündeki engellere baktığımızda; Zihni ve duygusal ambargolar ve korkular yer almakta ve bu korkuların temel gerekçesi de Kürd ve Kürdistan meselesidir. Yine son 100-150 yıllık kalkınma ve modernleşme süreçlerine başta Kürdler olmak üzere Müslümanların, Alevilerin ve Gayri Müslimlerin kendi kimlikleriyle katılmamış olmalarının ürettiği sorunlardır.

Din ve İnanç Özgürlüğü: İnanç gruplarına yasal statü sağlanması ve hukuki güvence altına alınması gerekmektedir. İnanç gruplarının tüzel kişiliğe sahip olması, onların toplum gözünde kabul edilmelerini sağlar. Bu sayede devlet ve toplumla resmi ilişki yürütebilirler.

Tüzel kişiliğin iki menfaati vardır:

  1. İnanç gruplarının, din ve inanç özgürlüklerini kullanmasını kolaylaştırır.
  2. Bu grupların faaliyetlerinin topluma zarar vermeyecek şekilde denetimini sağlar.

Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığının konumu gözden geçirilmelidir. Bizce lağvedilmesi daha doğrudur. Devletin bir dini kurumu olmamalıdır.

İfade özgürlüğü: İfade özgürlüğü önündeki bazı yasal engellerinde kaldırılması ve nefret söylemi ile ilgili yasal düzenlemelerin yapılması sağlanmalıdır. Bunların uygulamada da doğru bir şekilde tatbiki sağlanmalı.

Ticaret ve Sanayi Odası adına katılan konuşmacı:  Yeni Anayasanın insanı merkeze alan bir yaklaşıma sahip olmasını, kimlik tanımının ırkları baz almadan yapılmasının doğru olduğunu, toplumun öncelikli sorununun işsizlik ve refahının düzeltilmesi olduğunu belirtti.

                Van Öze Dönüş adına söz alan konuşmacı: Murat Bozdemir

Yeni Anayasa yapılırken öncelikli olarak usulün belirlenmesini.  Anayasada ahlak, erdem, sevgi ve adalet gibi kavramların yer edinmesini. Vatandaşlık tanımının flu olan kavramlarla değil de birebir tüm ırkların ve inançların belirtilmesini ve bundan sonra ortaya çıkacak farklılıkları da gözetecek şekilde bir tanıma ihtiyaç olduğunu. Din-devlet ilişkisinin de ele alınmasını vurguladı.

yeni-anayasa-calistayi(4).jpgyeni-anayasa-calistayi(1).jpgyeni-anayasa-calistayi(3).jpgyeni-anayasa-calistayi(2).jpg

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Öze Dönüş | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Van Öze Dönüş Der Tlf: 432 212 10 18 | Haber Scripti: CM Bilişim